Mardin Ekibi Paranın Lafını Etti, Eteğinde Neler Biriktirdi? 02 Kasım 2015

Seçimler geride kaldı ama siyasete giden paranın lafı bitmez, bitmemeli. Biz vatandaşların cebinden çıkan ve yine bizlere hizmet için belediyelere gönderilen paradan kampanyalara da pay düşüyor mu diye merak etmiş; cevapları bulmak üzere yollara düşmüştük. İlk durağımız Mardin’di; burada yerel yöneticiler, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, uzmanlar, iş çevresi, yerel medya temsilcileri ve kanaat önderleri ile pek çok görüşme yaptık, vatandaşlarla konuşup şehri gözlemledik.

Mardin’de coşkulu bir seçim atmosferinin varlığına şahit olmadık ve bunu iki sebebe bağladık: Birinci sebep, malum, son birkaç ayı çatışmaların gölgesinde geçirdik ve pek çok insanımızı yitirdik. Etrafta gürültülü patırtılı bir seçim koşturmasına rastlamayışımız aynı zamanda, partilerin bu seçimlerde devlet yardımı alamamasının da bir sonucuydu. Normalde olduğunun aksine, 1 Kasım erken seçimlerinde, siyasi partilere hazine yardımı yapılmadı. Peki sınırlı da olsa seçim propagandası için kimin parası harcandı? Bu konu hemen hemen her yerde olduğu gibi, Mardin’de de asla yeterince açık değil. Pek çok farklı kesimden temsilci ile yaptığımız görüşmelerde öğrendik ki, bazı nüfuzlu iş adamları ve vatandaşlar kimi adaylara; araç giydirmek, benzin masrafı karşılamak veya kirasız seçim bürosu tahsis etmek gibi ayni katkılarda bulunuyorlar.

mardin 3

Siyaseti maddi olarak desteklemekte zaten bir sorun yok; sorun, bu desteklerin karşılığında kendi çıkarları için herhangi bir beklenti taşıyıp taşımadıkları. Bunu bilebilmemiz için, partilerin ve adayların, her türlü bağışı açık biçimde kamuoyuyla paylaşmaları gerekir. Mardin halkı da böyle düşünüyor:  “Eğer aday olacak kişilere bağışların kimlerden geldiğini bilmezsek başa geçtikleri zama nasıl yönettiklerini soramayız. Çünkü seçimden önce aldıkları bağışlar, seçimden sonra yapacaklarını da belirlemiş oluyor” deniyor. Ama şeffaflıkla ilgili olarak bazı çekinceler de var. Birçok insan kime bağış yaptığının açıklanması durumunda başının derde girebileceğini düşünüyor. “Türkiye toplumunda bu mümkün değil”, sıkça duyduğumuz cümlelerden biri oluyor.

 

Mardin’de belediye ve kamu kurumlarının kaynaklarının seçim kampanyası için kullanılmasının yadırganmayan bir konu olarak algılandığını gördük. Mardinliler, suyun başına hangi parti geçerse geçsin, vatandaşın parasını propaganda için harcadığını düşünüyor ve bu durumu, dert edinmek için, çok da öncelikli bulmuyor. Oysa bir kadın sığınmaevine, bir parka ya da kanalizasyon sistemine harcanacak paranın, falanca partinin seçim bürosu kirasına ya da bilboard afişlerine harcanması lüksümüz yok! Yalnızca Mardinlilerin değil, hepimizin her zaman hizmete ve daha iyi hizmete ihtiyacımız var.

Yolculuğumuzun diğer durakları olan İzmir, Adana ve Ordu’dan izlenimler paylaşarak  paranın lafını eden hikayeyi anlatmayı sürdüreceğiz.

 

IMG 20151010 WA0006

Başkent Kadın Platformu Derneği'nden Berrin Sönmez, Gaziantep Sürdürülebilir Yerel Kalkınma ve Sosyal Uyumu Destekleme Derneği'nden Serap Çelik, Erzurum Gazeteciler Cemiyeti'nden Selahattin Şener ve Mardin Süryani Birliği Derneği'nden Yuhanna Aktaş, Mardin ekibimizin dört güçlü ismiydi.