NASIL BİR ARAYA GELDİK?

NASIL BİR ARAYA GELDİK?

websitesi iç kapak boyutu ayarlama şablonu

 

Yolculuğumuza başladığımızda 2011 yılının sonuydu. Herkesin dilinde bir “kutuplaşma”dır gidiyordu ve gündemde yeni anayasa çalışmaları vardı. “Denge denetleme” sistemini güçlendirme ihtiyacı ile, Prof. Fuat Keyman, Prof. Ersin Kalaycıoğlu, Prof. Mithat Sancar ve Prof. Ali Yaşar Sarıbay’ın kolaylaştırıcılığında 120 katılımcı olarak bir araya geldik ve yeni anayasanın sahip olması gereken üç temel özelliği sıraladık: 

Egemenlik vatandaşlara aittir.

Haklar hukukun üstünlüğü ile korunur.

Net bir kuvvetler ayrılığı vardır.

Çalışmanın sonunda, yargının bağımsızlığının sağlanması ve rekabetçi bir siyasi parti ve seçim sisteminin oluşması konularında 108 öneri üzerinde uzlaştık. Öneriler, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Meclis Başkanı Cemil Çiçek ile Anayasa Uzlaşma Komisyonu ve Mecliste grubu bulunan tüm partilere iletildi.

2012 Yazında, bu 108 öneri çerçevesinde farklı siyasi görüşten 33 sivil toplum örgütü bir araya gelerek bir deklarasyon yazdık; Denge ve Denetleme Ağı’nın (DDA) temellerini attık. Katılım, şeffaflık, karşılıklı saygı ve çoğulculuğu temel alarak yerelden ulusala özümsenmiş bir siyasi ve sivil kültürü de hedeflerimiz arasına kattık, çalışmaya başladık. Bunları mümkün kılacak denge denetleme mekanizmaları ve diyalog süreci pusulamız oldu. Denge ve Denetleme Ağı işte böyle doğdu.

DDA bugün, ülkenin en büyük ve en çeşitli sivil platformu olmasının yanı sıra, kendi alanında çalışan tek oluşum. Katılımcı ve çoğulcu demokrasiyi destekleyen sivil toplum örgütleriyle vatandaşlardan oluşan, üye sayısı 300’e yaklaşırken, sesi dijital medyada yüz binlere ulaşan Ağımız, aslında dev bir hareket. Türkiye’nin 81 ilinde, 17 farklı uzmanlık alanında çalışan üyelerin her biri, farklı yaklaşımlara, siyasi tercihlere ve hayat görüşlerine sahip; fakat bir noktada uzlaşıyorlar: Bu ülkede, özgürlük, eşitlik, istikrar, adalet, refah ve barış hepimiz için garanti altına alınacaksa, güçlü bir denge denetleme şart, diyorlar. Ağımız, denge denetleme sisteminin öncelikle anayasa ve yasalarda kurulması, öte yandan, toplum tarafından özümsenerek sivil ve siyasi yaşama aktarılması, yani demokratik kültürün içinde tezahür etmesi hedefiyle çalışıyor.

2014 yılına 117 üye ile başlayan Ağımız, üç yıl içinde bu sayıyı yüzde 100’ün üzerine çıkardı ve 267 örgütün sesi haline geldi. Ağacımız boy verdi, dalları çoğalıp gökyüzüne ulaştı. Artık sıra, kökleri daha da güçlendirmekteydi. Çeşitliliğin, çoğulculuğun ve katılımın en önce yerelde sağlanması gerektiğini biliyorduk. Bu anlayışla, Türkiye’nin yedi bölgesinden yedi farklı ilde (Adana, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, İzmir, Kayseri, Samsun) denge denetleme merkezleri oluşturduk. Her bir merkez il için aktif görev alan üyelerimiz, il koordinatörü olarak Ağ çalışmalarına destek vermeye başladı. Yedi sivil toplum örgütü ile başlayan koordinatörlerimizin sayısı, kısa zamanda 27’ye ulaştı. Denge denetleme merkezleri, düzenli olarak bilgi ve deneyim paylaşımının yapıldığı, hem tek tek hem bir arada koordinasyon içinde hız kesmeden çalışan işler yapılara dönüştü.