logo
Denge ve Denetleme Ağı

NEYİ HEDEFLİYORUZ?

hedeflerimiz

Türkiye demokrasisinin temelinde denge ve denetlemenin yer alması için aşağıdaki hedefler doğrultusunda çalışıyoruz: 

*Egemenliğin vatandaşlara ait olduğu, hukukun her şeyden önce geldiği ve güçler ayrılığını barındıran yeni bir anayasa.

*Meclisin yasaları etraflıca görüşmesini ve hükümeti denetlemesini sağlayacak; yargı bağımsızlığını güvenceye alacak; medyanın herkesi doğru bilgilendirmesini ve özgür olmasını gözetece; seçimlerde vatandaşların oylarının Meclise yansımasını temin edecek; siyasi partilerin demokratik olmasını sağlayacak; sivil toplumun vatandaşların taleplerini duyurmalarını destekleyecek yasal ve kurumsal değişiklikler ve yenilikler. 

Yerelden başlayarak tüm ülkede, vatandaşların verilen kararlarda söz sahibi olduğu; yetkililerin hesap verdiği; herkesin kendi olarak kabul ve saygı gördüğü; farklı düşünce, yaşam tarzı ve inanca sahip herkesin bir arada barış içinde yaşadığı demokratik bir siyasi ve sivil kültürü sağlayacak yol, yöntem ve diyalog sürecinin oluşması.

 

Uzun Vadede Neyi Hedefliyoruz?

Toplum olarak şeffaf ve katılımcı bir süreçle yazılacak yeni bir anayasa için kararlıyız. Yeni anayasanın etkin bir denge ve denetleme için gerekli olan ölçütlere uygun bir şekilde hazırlanmasına çalışıyoruz. Bu ölçütler:

- Devlet dahil herkes, hukuk önünde hesap verme konumundadır.

- İnsan hak ve özgürlükleri garanti altına alınmıştır.

- Devlet otoritesi, yasama, yürütme ve yargı organları arasında görece eşit

ölçülerde paylaştırılmıştır.

- Her kuvvet diğerinden bağımsızdır ve kendine has yetkilere sahiptir.

-Yönetim sorumlulukları ve kaynaklar, yerinden karar verme hedefiyle güçlendirilmiş ve yetki sahibi yerel yönetimlere devredilmiştir.

- Seçim sistemi, her vatandaşın özgürce katılımını ve farklı siyasi görüşlerin serbestçe rekabet edebilmesini sağlayacak şekilde düzenlenmiştir.

- Çoğulcu demokrasi adına öncelikle ifade, gösteri ve örgütlenme özgürlükleri güvence altına alınmıştır.

- Resmi bilgiye erişim hakkı güvenceye alınmıştır.

- Karar alma süreçlerine katılım hakkı güvenceye alınmıştır.

- Herhangi bir kurum ya da organın vesayeti engellenmiştir.

Demokrasi güç ve yetkide birbirinden ayrı, kendi işlevlerini etkin bir biçimde yerine getiren ancak vatandaşların çıkar ve iradesine hizmet etme konusunda birleşen devlet ve sivil kurumların varlığına dayalı olarak işler. Amacımız, Türkiye’nin yönetişimini uluslararası sözleşmeler ve demokratik yönetişimin iyi uygulamalarıyla uyumlu hale getirecek yasal ve kurumsal reformların gerçekleşmesi için çalışmaktır.

 Yasa taslak ve tekliflerini etraflıca müzakere eden ve denetim yapan bir  Meclis için çalışıyoruz. 

  • Meclis, farklılıklarımızdan değer yarattığımız, uzlaşma sağladığımız ve toplumun beklenti ve taleplerine denk düşen çoğulcu yasaların müzakere edildiği bir kurum olmalıdır. Vatandaşların ortak olan çıkarlarına uygun bir biçimde hükümet politikalarında değişiklik yapabilmeli ve yine vatandaşların şikayetlerine çözümler getirebilmelidir. Meclis tüm tasarruf ve işlemlerinde saydamlık, açıklık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket etmeli, vatandaşların yasama sürecine katılımını sağlama amacıyla mekanizmaları oluşturmalı, uygulamaya koymalıdır. Yasa taslak ve teklifleri komisyonlarda ve Genel Kurulda etraflıca müzakere edilebilmeli, etkin denetim için gerekli olan araçlar kullanılmalıdır. Özellikle kamu bütçesinin denetlenmesi ve onaylanmasında Meclis tam yetkili olmalı, yetkilerini kullanacağı araç ve mekanizmaların uygulamada olması sağlanmalıdır. Yürütme tarafından hazırlanan bütçe, vatandaşlar adına denetleme yetkisini kullanan Meclis tarafından etraflıca müzakere edilmeden ve denetlenmeden geçirilmemelidir. 
  • Seçmenle seçilen arasındaki mesafenin azalması hedefiyle şeffaf ve sistematik bir seçmen ilişkisi kurgulanmalı, seçmenlerin özellikle yasa ve politikalar hakkında görüşlerini seçtikleri temsilcilere iletebilecekleri mekanizmalar geliştirilmelidir. 

Bağımsız, tarafsız ve adil yargılama hakkımızı gözeten bir yargı için çalışıyoruz.

Yargı, şahısların birbirleri ile ve kamu kurumları arasındaki itilafları çözmede ve hukukun uygulanmasında tarafsız olmalı; insan haklarının teslim edilmesinde ve uygulanmasında özendirici kararlar vermeli ve tüm vatandaşların hukukun üstünlüğüne uygun bir şekilde yaşayabileceklerine dair teminat sağlamalıdır. Yargı bağımsızlığının sağlanması için, hakimlik teminatı kanunla güvence altına alınmalı ve yürütmenin kontrolünde olmamalı; mahkeme kararlarını değiştirecek ya da etkileyecek şekilde mahkeme yapısını değiştiren yürütme kararnameleri çıkarılmamalı; hakimlerin mesleğe kabul ve atanma sürecinde, herhangi bir hakimin görevden alınması, yükseltilmesi, özlük hakları ya da disiplin işlemlerinde yürütmenin hiçbir etkisi olmamalıdır. Yargının merkezi yapısı çoğulculaştırılmalı, hukuk önünde hesap verir olmalıdır; bu yapının oluşumunda Meclise de rol verilmelidir.

Vatandaşların gereksinim ve taleplerine yanıt veren, çoğulculuk ve demokratik yönetim ilkeleri üzerine temellenen politikalarla ülkeyi yöneten bir yürütme için çalışıyoruz. 

Meclis tarafından geçirilen yasaları uygulayacak olan yürütme, demokratik yönetişim yani çoğulculuk, şeffaflık, katılımcılık, yanıt verebilirilik ilkeleri doğrultusunda ülkeyi yönetmelidir. Yürütme tüm tasarruflarında şeffaf olmalı, vatandaşların üretilen politikalar hakkında kolay anlaşılır bilgiye ulaşmasını sağlamalıdır. Tüm politikaları ve tasarrufları üzerinden hesap verebilir olmalı, bunun için gerekli olan tüm mekanizma ve araçlar etkin bir biçimde uygulamaya sokulmalıdır. Yürütme eşitlikçi, kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşım benimsemeli, farklı görüş ve çıkarlara sahip vatandaşların bireysel ya da örgütlü olarak, politika oluşma süreçlerinde söz sahibi olmalarını sağlamalıdır. Yürütme, kamu kurumlarının verimli ve birbirleriyle uyum içinde çalışmasını, politika süreçlerinin vatandaşların gereksinim ve taleplerini karşılayacak sonuçları üretmesini sağlamalıdır. En önemlisi hukukun üstünlüğü ilkesini tüm politika ve tasarruflarında benimsemeli, uygulamaya koymalıdır. Meclis önünde hem mali hem de siyasi etkin denetime tabi olmalıdır. Yürütme organı üyelerinin malvarlıkları kamu denetiminin sağlanması açısından saydam olmalıdır.

Farklı siyasi görüşlerin topluma hizmet etme amacıyla, özgür ve adil bir ortamda birbirleriyle rekabet etmelerini sağlayan bir siyasi parti ve seçim sistemi istiyoruz.

Kamu politikalarına farklı çözüm önerileri, yaklaşımlar ve yeni fikirler sunabilecek bir sistem yapılandırılmalıdır. Seçim barajı ve siyasi parti yasakları çoğulculuk temelinde gözden geçirilmelidir. Siyasi liderler vatandaşların gereksinimlerine yanıt verecek politikalar üretmeli ve bu süreçlere vatandaşları katacak mekanizma ve yollar oluşturmalıdırlar. Siyasi partileri ve seçimleri düzenleyen kural ve usuller ile siyasi partilerin yapıları, toplumun tüm katmanlarının katılım ve temsilini mümkün kılacak şekilde düzenlenmelidir. Siyasi partilerin finansmanı, seçim kampanyaları süresince ve seçimler sonrasında şeffaf olmalı; kamu incelemesine açık hale gelmelidir. Hükümet etme yetkisini alan partiler, sadece kendisine oy veren tabanın değil, birbirinden farklı çıkar ve isteklere sahip kitlelerin de gereksinimlerine yanıt verecek politikalar üretmelidir. Muhalefet partileri, politika seçenekleri üreterek, iktidarın vatandaşların çıkarlarına uygun bir şekilde çalışmasını sağlayacak yapıcı ve eleştirel bir muhalefet sergilemelidirler. Siyasi partiler, iki seçim arası dönemde vatandaşların siyasi hayata katılımlarını sağlayacak araçlar oluşturmalı ve vatandaşlarla onları temsil edenler arasındaki ilişkiyi sağlamlaştıracak adımları özendirmelidirler.

Yerel yönetimlerimizin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın ilkeleri doğrultusunda güçlenmesini için çalışıyoruz.

Yerel yönetimler kamu idaresi ve hizmetlerinin önemli bir bölümünü düzenleyebilme ve yönetme hakkı ve yetkisine sahip olmalı; bunu da vatandaşların katılımı ile yapmalıdır. Etkin ve vatandaşlara yakın duran bir yerel yönetim için, sorumluluk ve yetkiye sahip yerel yetkililerin olması şarttır. Kararlar merkezden alınmadığında; yerel yönetimler, politika üretme ve bütçe açısından güçlendirildiğinde, vatandaşlara daha iyi hizmet sunulacak ve onların önceliklerine uygun hizmet ve politikalar üretilecektir. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ile paralel olarak, vatandaşların yerel kararların alınması sürecine katılımı güçlendirilmeli; vatandaşların bilgiye ulaşımı sağlanmalı; yerel yönetimlerin hesap verebilirliği temin edilmelidir. 

Vatandaşların sorumlu kararlar vermelerini sağlayacak ve gerekirse hükümetten hesap sormalarına yol açacak nitelikli bilgiyi sağlayan bağımsız ve özgür medya için çalışıyoruz.

Bilgi ve fikirlerin değişiminde köprü rolü üstlenen; gerçekleri bildirmek konusunda özgür, kötü muameleyi yerecek ve yolsuzlukları araştıracak aktif bir medya istiyoruz. İfade ve basın özgürlüğünün sağlanması için görsel ve işitsel alanda medya bağımsız olmalıdır. Kamu görevlileri medya üzerinde baskı, sansür ve/veya oto-sansür uygulamamalı, hükümeti eleştiren basın mensupları iş güvenliği kaygısı taşımamalıdır. Benzer şekilde internet haber siteleri de kapatılmamalı, tüm yayın organları dilediği biçimde haber yapabilmelidir. İfade özgürlüğünü engelleyecek her türlü yasal düzenleme, tutum ve söylemden uzak durulmalıdır.

Katılımcı yapısal mekanizmalar aracılığı ile taleplerini dile getirebilen ve politika yapımına dahil olabilen güçlü bir sivil toplum için çalışıyoruz.

Tüm demokratik toplumlarda sivil toplum, demokratik karar alma süreçlerinin meşru paydaşlarıdır. Dolayısıyla, toplantı ve gösteri hakkı hiçbir biçimde kısıtlanmamalı, barışçıl gösterilere kolluk kuvvetlerinin müdahalesi kısıtlayıcı ve takdire bağlı olmamalıdır. Sendikalar dahil derneklerin geliştirilmesine ilişkin engellemeler kaldırılmalı; vatandaşların örgütlü yapılar ile bağışlar ya da gönüllü aktiviteler aracılığıyla sivil toplum çalışmalarına katılımları özendirilmelidir. Sivil toplum örgütleri, kendi tabanlarının taleplerini karar vericilere aktaracak politika önerileri geliştirerek; katılımcılık, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürmelidirler. 

Katılım, şeffaflık, diyalog, karşılıklı saygı ve çoğulculuk, değer ve ilkeleri üzerine inşa edilmiş; ulusal ve yerel düzeyde yepyeni bir siyasi ve sivil kültüre yol açacak mekanizma ve diyalog sürecinin oluşmasını hedefliyoruz.

Vatandaşların tüm toplumu ilgilendiren kamu hizmet ve politikalarına aktif olarak katılabildiği, tüm siyasi ve sivil kurumların çalışma ve mali faaliyetlerini kamuoyu incelemesine açık ve şeffaf hale getirdiği bir siyasi kültür istiyoruz.

Toplumdaki farklı çıkarların diyalog kurabileceği ve birbirleriyle müzakereler yürütebileceği bir kültür istiyoruz. Diyalog sürecinde karşılıklı saygıyı da inşa edecek böylelikle daha istikrarlı ve uyumlu bir toplum yapılandırabileceğiz.

Nihai olarak vatandaşların, sivil toplum örgütlerinin ve siyasi aktörlerin kendi çıkarlarının ötesine geçerek toplumdaki çoğulculuğu besleyecek şekilde farklı gereksinim ve çıkarlara hizmet ettikleri bir siyasi kültür için çalışıyoruz.

DDA'nın hedefleri ve çalışmalarını karşılaştırarak geldiği noktayı görmek için stratejik plan ve faaliyet raporlarını inceleyin: 

2012-2013 Faaliyet Raporu

2014-2016 Stratejik Planı

2014-2016 Faaliyet Raporu

2014-2018 Stratejik Planı (yakında)