NE İÇİN ÇALIŞIYORUZ?

Demokrasi talebimiz & vizyonumuz

Talep ettiğimiz demokraside, vatandaşlar nihai karar vericidir. Güçlünün değil, hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem vardır. Yasama, yürütme ve yargının yetkileri hiçbir biçimde tek erkte toplanmamıştır. Bağımsız medya, etkin sivil toplum ve güçlü yerel yönetimler, denge ve denetlemenin olmazsa olmazıdır.

  • Nihai karar verici olarak vatandaşlar: Talep ettiğimiz demokraside, vatandaşlar tarafından seçilen temsilcilerin icraat ve ürettikleri politikalar için hesap verebilirliğini sağlayacak mekanizmalar vardır. Yerel ve ulusal düzeydeki karar vericiler vatandaşların ihtiyaç ve taleplerini dinlemeli ve politikaların birlikte üretilmesinin yolları açılmalıdır. Yasalar ve politikalar, parlamentoda çoğunluğun desteğini gerektirir. Vatandaşların en temel hak ve sorumluluklarından kamusal hayata katılım, demokrasilerde kilit öneme sahiptir. Karar vericilerin en temel görevlerinden biri ise vatandaşların katılımını sağlamaktır. Bu nedenle vatandaşların karar vericileri sorumlu tutarak talep ve ihtiyaçlarını örgütlü veya örgütsüz biçimde kamuoyu önünde ifade etmeleri için araç ve mekanizmalar oluşturulmalıdır.
  • Güçlünün değil, hukukun üstünlüğüne dayalı bir sistem: Talep ettiğimiz demokraside, hiç kimse hukukun üzerinde değildir. Tüm vatandaşlar yasa önünde eşittir. Tüm vatandaşların devletin keyfi olarak müdahale edemeyeceği ve uluslararası hukuk tarafından korunan hakları vardır. Herkes düşündüğünü yazılı ya da sözlü ifade etme özgürlüğüne sahiptir. Her birey, etkin bir biçimde güvence altına alınmış ifade, özellikle de siyasi ifade hakkına sahiptir. Bu haklar, yetkililerin icraatları ile mevcut siyasi, ekonomik ve toplumsal sistemi ve hakim ideolojiyi eleştirmeyi de içerir. Bir suçlama ile karşı karşıya kalan herkes bağımsız bir mahkeme tarafından adil, hızlı ve açık yargılanma hakkına sahiptir.
  • Yasama, yürütme ve yargının yetkilerinin tek erkte toplanmadığı bir anayasal düzen: Talep ettiğimiz demokraside, devletin egemenlik yetkileri, birbirinden bağımsız örgütlenen yasama, yürütme ve yargı organları arasında, birbirlerini dengeleyecek ve denetleyecek şekilde bölüştürülmüştür. Gücün istismar edilmemesi için yasaları yapanlarla onları uygulayanlar aynı kişi veya kurumlar değildir. Yasalar devletin organlarından bağımsız mahkemelerce, adil, tarafsız ve tutarlı bir biçimde uygulanır.
  • Bağımsız medya, etkin sivil toplum ve güçlü yerel yönetimler: Böyle bir demokraside kuvvetler ayrılığı yetmez. Özgür medya ve örgütlü toplum, güç dengesinin önemli aktörlerindendir. Yanı sıra güç merkezden yerele dikey olarak da dağıtılmıştır; yerel yönetimler yetki ve kaynak bakımından, vatandaşın sorunlarına yerinde çözüm bulabilecek ve yerel demokrasiyi etkin kılacak şekilde güçlendirilmiştir.

Hedeflerimiz

Türkiye demokrasisinin temelinde denge ve denetlemenin yer alması için aşağıdaki üç ana  hedef doğrultusunda çalışıyoruz:

  • Yeni anayasa: Denge Denetleme Ağı, bir araya geldiği günden beri, daha demokratik bir anayasa talebine sahip. Egemenliğin vatandaşlara ait olduğu, hukukun her şeyden önce geldiği ve güçler ayrılığını barındıran yeni bir anayasa talep ediyoruz. Anayasamızın geniş bir müzakere ve mutabakat sonucu olgunlaştırılması, hukukun temel ilkeleri ile insan hak ve özgürlüklerini gözetmesi, kuvvetler ayrılığı ve etkin denge denetleme mekanizmaları ile güçlendirilmesi için çabalıyoruz.  Bu ilkeleler üzerine oturacak yeni bir anayasa ya da kapsamlı bir anayasa reformunun, talep ettiğimiz katılımcı demokrasiyi yaratmadaki gücüne inanıyoruz.
  • Yasal ve kurumsal reformlar: Meclisin yasaları etraflıca görüşmesini ve hükümeti denetlemesini sağlayacak; yargı bağımsızlığını güvenceye alacak; medyanın herkesi doğru bilgilendirmesini ve özgür olmasını gözetecek; seçimlerde vatandaşların oylarının Meclise yansımasını temin edecek; siyasi partilerin demokratik olmasını sağlayacak; sivil toplumun vatandaşların taleplerini duyurmalarını destekleyecek yasal ve kurumsal değişiklikler ve yenilikler.
  • Demokratik kültür: Yerelden başlayarak tüm ülkede, vatandaşların verilen kararlarda söz sahibi olduğu; yetkililerin hesap verdiği; herkesin kendi olarak kabul ve saygı gördüğü; farklı düşünce, yaşam tarzı ve inanca sahip herkesin bir arada barış içinde yaşadığı demokratik bir siyasi ve sivil kültürü sağlayacak yol, yöntem ve diyalog sürecinin oluşması. Katılım, şeffaflık, diyalog, karşılıklı saygı ve çoğulculuk, değer ve ilkeleri üzerine inşa edilmiş; ulusal ve yerel düzeyde yepyeni bir siyasi ve sivil kültüre yol açacak mekanizma ve diyalog sürecinin oluşmasını hedefliyoruz. Vatandaşların tüm toplumu ilgilendiren kamu hizmet ve politikalarına aktif olarak katılabildiği, tüm siyasi ve sivil kurumların çalışma ve mali faaliyetlerini kamuoyu incelemesine açık ve şeffaf hale getirdiği bir siyasi kültür istiyoruz. Toplumdaki farklı çıkarların diyalog kurabileceği ve birbirleriyle müzakereler yürütebileceği bir kültür istiyoruz. Diyalog sürecinde karşılıklı saygıyı da inşa edecek böylelikle daha istikrarlı ve uyumlu bir toplum yapılandırabileceğiz. Nihai olarak vatandaşların, sivil toplum örgütlerinin ve siyasi aktörlerin kendi çıkarlarının ötesine geçerek toplumdaki çoğulculuğu besleyecek şekilde farklı gereksinim ve çıkarlara hizmet ettikleri bir siyasi kültür için çalışıyoruz.