Hiç kimse, beklediği otobüsün altında kalarak can ver​memeli!

2 Ekim 2015

Dün (1 Ekim 2015) Ankara'da, EGO Genel Müdürlüğü’ne ait belediye otobüsünün yolcu durağına girmesi sonucu 12 kişi yaşamını yitirdi, 13 kişi yaralandı." haberini duyduğunuzda, hanginizin içi cız etmedi, kanı çekilmedi. Her canın çok kıymetli olduğunu bilsek de hangimiz içimizden "Umarım orada bir tanıdığım yoktur!" diye geçirmedi?

Ağımız üyelerinden Düşünce Suçuna Karşı Girişim Temsilcisi ve Gündem Oluşturma Grubu Eş-Temsilcimiz Oya Özden'in babası Hayati Özden de dün durakta bekleyenlerden biriydi. Acımız büyük. Tüm kayıplarımızın yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralılarımıza şifa diliyoruz.

Trafiğin, hepimizin hayatına bu kadar acı biçimde dokunacak noktaya gelmesinden kim sorumlu? Trafik sorunlarını çözmek için çıkarılan yasalar yeterli mi, yeni kazaları önleyebilecek kadar caydırıcı mı? Herkes yasalara hakkıyla uyuyor mu? Trafik kurallarını özümseyip birer davranışa dönüştürebiliyor mu?

Dünyaya geldiğimiz andan itibaren ölünceye kadar yaya ve araç trafiğinin içinde yaşamaya mecbur olan bizler, bu soruları sormak ve cevaplarını vermek zorundayız.​ Hiç kimse, şehrin bir noktasından başka bir noktasına gitmek için beklediği otobüsün altında kalarak can ver​memeli.

Kurban Bayramında, 134 kişinin trafikte hayatını kaybetmesinin ardından, daha fazla acı yaşamaya tahammülümüz yok! 

Yaşam sürsün diye trafikte de denge denetleme demeye devam edeceğiz!